3 Haziran 2012 Pazar

KPSS 2012 GÜNCEL BİLGİLER

30 Mayıs 2012'de Türk mühendisleri tarafından ilk defa yapılan füzelerin test atışı Sinop'da yapılmıştır.

Türkiye'nin CERN'i olarak nitelendirilen 30 Mayıs 2012'de açılışı yapılan Proton Hızlandırıcı Tesisi Ankara'da açılmıştır.

65. Cannes Film Festivalinde En İyi Kısa Film ödülünü Rezan Yeşilbaş'ın "Sessiz" adlı filmiyle kazandı.

Mayıs 2012'de Azerbaycan'da düzenlenen 57. Eurovision Şarkı Yarışmasını İsveç kazanmıştır.

Japonya'nın Higashikawa şehrinde düzenlenen fotoğraf festivalinde büyük ödül Ahmet Aşçı'ya verildi.

16 Nisan 2012 tarihinde yapılan oylama sonucu Dünya Bankası yeni Başkanı Jim Yong Kim oldu.

18-19 Haziran 2012 tarihinde düzenlenecek olan G-20 Zirvesi Meksika'nın Los Cabos kentinde yapılacaktır.

2014 FIBA Kadınlar Dünya Şampiyonası Türkiye'de yapılacaktır.

1 Temmuz 2013'de Avrupa Birliğine katılacak 28. ülke Hırvatistan'dır.

BM ve Arap Birliği Suriye olayları için seçtiği özel temsilci Kofi Annan'dır.

2 Haziran 2012 Cumartesi

KPSS Coğrafya Kısa Kodlamalar

http://kpssci.com/kpss-cografya-kisa-kodlamalar/

Meşrutiyet Dönemi Pratik Özet


MEŞRUTİYETİN İLANI (23 Aralık 1876)
Tanzimat Döneminde Osmanlı Devleti’nde anayasal yönetime geçilmesini savunan Genç Osmanlılar (Jön Türkler) Cemiyeti kuruldu. Bu cemiye­tin önde gelen isimleri Namık Kemal, Ali Suavi, Ziya Paşa, Mithat Paşa‘dır. Jön Türkler Meşrutiyetin ilan edilmesi ile azınlıkların da yönetime katıla­rak ülkenin parçalanmasının önlenebileceği düşüncesini savunmaktaydı. Jön Türklerin çalışmaları sonucunda Meşrutiyet’e karşı olan padişah Abdülaziz tahttan indirilerek yerine V. Murat tahta çıkarıldı. Fakat V. Murat kısa bir süre sonra hastalanması sonucunda Meşrutiyet ilan etmeyi kabul eden II. Abdülhamit tahta çıktı.
23 Aralık 1876‘da Osmanlı Devleti’nin ilk anayasası olan Kanun-ı Esasi ilan edildi. Kanun-ı Esasi’nin ilan edilmesi ile Osmanlı Devleti’nde Meşrutiyet Dönemi başladı.
Not: Meşrutiyet; hükümdarın yetkilerinin anayasa ile sınırlandı­rıldığı yönetim biçimidir. Bu sistemde hükümdar anayasa ve halkın iradesi ile kurulan meclis tarafından denetlenir.
23 Aralık 1876′da Kanun-i Esasi’nin ilan edilmesinden 14 Şubat 1878′de padişah II. Abdülhamit’in meclisi kapatması­na kadar geçen süreye Osmanlı tarihinde I. Meşrutiyet Dönemi denir.

Kanun-ı Esasi’ye göre;
Yasama yetkisi à Kanun-i Esasi’ye göre Meclis-i Mebusan verilmiştir. Meclis-i Mebusan üyeleri halk tarafından seçilen temsilcilerden oluşmaktaydı. Meclis-i Ayan ise padişah tarafından atanan üyelerden oluşmaktaydı.
Yürütme Yetkisi à Padişah, sadrazam, şeyhülislam ve bakanlara
Yargı Yetkisi à Yüce divan ve bağımsız mahkemelere verilmiştir.
Kanun-ı Esasiye göre padişah çok geniş yetkilere sa­hiptir. Buna göre;
*        Meclisi açıp kapatma yetkisi padişaha aittir.
*        Mebusan ve Ayan Meclisi’nden oluşan yasama organla­rından Ayan Meclisi üyelerinin tümünü padişah yaşam boyu olmak üzere atayacaktı.
*        Dilediği kimseleri sürgüne gönderebilecekti.
*        Meclisçe kabul edilen yasaları veto etme yetkisi olacak­tı.
*        Sadrazamı ve Hükümet üyelerini seçme ve denetleme yetkisi yürütmenin başı olan padişaha aitti.
*        Hükümet padişaha karşı sorumludur.

Not: Padişahın yetkileri şeklî olarak kısıtlanmıştır. Özde ise böyle bir kısıtlama söz konusu değildir.
I.   Meşrutiyetle halk, ilk olarak dolaylı da olsa yönetime katılmıştır. I. Meşrutiyet’in ilanının en önemli sebebi impara­torluğu dağılmaktan kurtarmak, dil, din, ırk ayrımı gözetme­den bir Osmanlı toplumu meydana getirmektir.
Not: Kanun-i Esasi’nin ilanı ve parlamenter sistemin ilk kez uygulanması ve bu şekilde azınlıklara yönetime katılma hakkı verilmesi, Osmanlıcılık fikir akımı ile doğrudan ilgilidir.
II.  Abdülhamit 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nı gerekçe göstererek 14 Şubat 1878′de meclisi süresiz olarak kapattı. Ülkeyi tek başına yönetmeye devam etti. Meclisin kapatıl­masıyla I. Meşrutiyet Dönemi sona erdi.

MEŞRUTİYET DÖNEMİ FİKİR AKIMLARI
Osmanlıcılık
Tanzimat Döneminin sonlarına doğru bazı Osmanlı aydınla­rı Genç Osmanlılar adıyla bir cemiyet kurdular. Bunların amacı Fransız İhtilalı sonucu yayılan Milliyetçilik akımının Osmanlı Devleti üzerindeki etkisini kırmak idi. Bunun için de dil, din ve ırk farkı gözetmeden herkesin eşit haklara sahip olmasını savunuyorlardı.
Osmanlıcılık, “Milliyetçilik” akımının güç kazanmasına paralel olarak etkisini kaybetmiştir.

Ümmetçilik (İslamcılık)
*        Osmanlıcılık fikrine karşı II. Abdülhamit İslamcılığı savun­muştur. Padişahın bu görüşü savunmasındaki amacı;
*        İmparatorluğu korumak ve devam ettirmek
*        Hilafet çatısı altında Dünya İslâm Birliğini sağlamak İslamcılık görüşü de milliyetçilik akımının güç kazanmasıyla önemini yitirmiştir.
Turancılık
Dünyadaki tüm Türkleri bayrak altında birleştirmeyi esas alan fikir akımıdır. İttihad ve Terakki Partisi tarafından I. Dünya Savaşı’nda uygulanmaya çalışılmıştır. I. Dünya Savaşı’nda Kafkas Cephesinde başarısız olunması üzerine bu fikir akımı etkisini kaybetmiştir.
Türkçülük
Türkçülük düşüncesi Türk Dili, Türk Tarihi ve Türk Edebiyatı alanları ile ilgili çalışmalar sonucunda başladı. Osmanlıcılık ve İslamcılık düşünce akımlarının geçerliliklerini yitirmesiyle II. Meşrutiyet döneminde güç kazanmıştır. Türkçülük akımı daha sonraki dönemlerde de etkili olmuştur. Atatürk’ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı’nda ve Türkiye Cumhuriye­timin kuruluşunda Türkçülük akımı etkili olmuştur. Diğer fikir akımlarının aksine Türkçülük akımı etkisini kaybetmemiştir.
Not: Osmanlıcılık, Turancılık ve İslamcılık fikir akımları zamanla geçerliliğini yitirmiştir. Türkçülük ve Batıcılık ise Türkiye Cumhuriyeti döneminde de etkisini sürdürmüştür.

Bat
ıcılık
Osmanlı Devleti’nin kurtuluşunun her alanda üstün olan Batı medeniyetini örnek alarak sağlanacağını savunan bu fikir akımı Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde etkili olmuştur. Osmanlı Devleti’nin yıkılmasından sonra da etkisini sürdür­müştür.

Âdemi Merkeziyet D
üşüncesi
Yerinden yönetimi esas alır. Bu düşünceyi savunan Prens Sabahattin’e göre devlet içte serbest, dışta merkeze bağlı yönetim birimlerine ayrılmalıydı. Böylece ülkenin her tara­fında bölgesel kalkınma sağlanacaktı. Fakat milliyetçilikten dolayı zaten bölünmüş bir yapıya sahip Osmanlı’da bu fikir fazla tutulmadı.
Not: Meşrutiyet özellikle kendisinden sonra gelecek siyasi olayla­ra öncülük etmesi ve Osmanlı vatandaşlarının yasal olarak eşitliğini öngören demokratik fikirlerin ortaya çıkması, ana­yasal bir rejim olması yönünden önem taşır.

II. ME
ŞRUTİYET DÖNEMİ (1908-1918)
I. Meşrutiyet 1878 yılında padişahın meclisi süresiz kapat­masıyla sona ermiştir. Bu tarihten sonra otuz yıl boyunca II. Abdülhamit ülkeyi tek başına yönetmiştir. Bu dönemde istibdat (baskı) yönetimine karşı olan çevreler tarafından “i 889′da “İttihadı Osmanî Cemiyeti” kuruldu. Bu cemiyetin üyeleri anayasanın yeniden yürürlüğe konularak meclisin yeniden açılmasını savunmaktaydı. 1908 yılında İttihad ve Terakki adını alan cemiyetin önde gelen isimleri Enver Bey ve Resneli Niyazi Bey öncülüğünde Makedonya’da padişa­ha başkaldırdı. Bu durum üzerine padişah 23 Temmuz 1908′de Anayasayı (Kanun-i Esasi) yeniden yürürlüğe koydu. Böylece II. Meşrutiyet Dönemi başladı.
13 Temmuz 1908′den 1918 tarihine kadar geçen döneme II. Meşrutiyet Dönemi denir. Meşrutiyetin yeniden ilan edil­mesinden sonra yapılan seçimleri İttihad ve Terakki Cemi­yeti kazanmıştır.
Not: 1905 yılında Harp Akademisi’nden Kurmay Yüzbaşı rütbe­siyle mezun olan Mustafa Kemal, Şam’da bulunan 5. ordu­da görevli iken 1906′da vatansever subay arkadaşlarıyla birlikte Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’ni kurmuştur.
Not: 1908′de I. Meşrutiyet’in ilanından 1918 yılına kadar Osmanlı Devleti’nde yönetimde İttihad ve Terakki Partisi bulunduğu için bu döneme “İttihad ve Terakki Dönemi” de denir.
31 Mart Vak’ası (Olayı) (13 Nisan 1909)
II. Meşrutiyet’in getirdiği özgürlük ortamından yararlanan Meşrutiyet karşıtları Meşrutiyet sistemini yıkmak amacıyla İstanbul’da bir ayaklanma çıkarmışlardır. Ayaklanmanın yayılması üzerine Selanik’te oluşturulan “Hareket Ordusu” İstanbul’a gelerek ayaklanmayı bastırdı.
Ayaklanma ile ilgili görülen padişah II. Abdülhamit tahttan indirildi. Yerine V. Mehmet (Mehmet Reşat) tahta çıkarıldı. Kanun-i Esasi’de değişiklik yapılarak padişahın yetkileri sınırlandırıldı. Meclisin yetkileri arttırıldı.
Bu değişikliklerle;
*        Padişahın meclis kapatma yetkisi ve diğer yetkileri sonlandırıldı.
*        Hükümet padişaha karşı değil meclise karşı sorumlu hale getirildi.
Not: 31 Mart Ayaklanması’nı bastıran Hareket Ordusu’nun kur­may başkanlığını Mustafa Kemal yapmıştır.
Not: Türk siyasi tarihinde anayasal sistemi yıkmaya yönelik çıkarılan ilk isyan, 31 Mart Olayı’dır.31 Mart Olayı Cumhu­riyet tarihinde çıkan Şeyh Sait ve Menemen olayları ile benzerlik gösterir.

II. Me
şrutiyet Döneminin Fikir ve Siyasi Yapısı
II. Meşrutiyet Dönemi öncesinde Osmanlıcılık, İslamcılık, Âdem-i Merkeziyetçilik (vilayetlerin merkeze bağlılığının azalması) ve Batıcılık fikirleri benimsenmiştir.
İttihat ve Terakki Cemiyeti 1909′dan itibaren hürriyet, adalet ve eşitliği de öngören Türkçülüğü esas almışlardır.
İttihat ve Terakki Cemiyeti dış politikada ise İngiltere, Fran­sa ve Rusya’ya karşı Almanya’nın yanında yer almıştır. Denge unsuru olarak diğer büyük devletlere karşı, Alman İmparatorluğu’nu kabul etmişlerdir. İttihatçılar iç politikada ise tek parti egemenliği fikrini kabul etmişlerdir.
Not: II. Meşrutiyet döneminde İttihad ve Terakki partisinden başka, “Ahrar” (Hürler) Partisi ve“Hürriyet ve İtilaf” partisi faaliyet göstermiştir. Tarihimizde ilk kez çok partili siyasi hayat II. Meşrutiyet döneminde başlamıştır.

Atatürk İlkeleri Maddelerle Özet


İnkılap Tarihi ATATÜRK İLKELERİ
Cumhuriyetçilik:
Anahtar kelimeleri: Ulusal Egemenlik, Seçim, Ulusal İrade, Çok Partili Rejim, Seçme ve Seçilme Hakkı.
 Aşamaları:
-          TBMM’nin açılması,
-          Saltanatın kaldırılması,
-          Cumhuriyetin ilanı,
-          Çok Partili rejim denemeleri,
-          Kadınlara Seçme ve seçilme hakkı verilmesi
Milliyetçilik:
                   Anahtar Kelimeleri: Ortak vatan, dil ve kader birliği olmalı, din ve ırk birliği şart değildir.
                   Aşamaları:
-          TBMM’nin açılması,
-          İstiklal Marşı’nın kabulü,
-          Tevhid-i Tedrisat kanunu,
-          Kabotaj Kanunu,
-          Türk Tarih ve Türk Dil Kurumları’nın kurulması.
Halkçılık:
                   Anahtar Kelimeleri: Ayrıcalıkların kaldırılması, eşitlik, Dayanışma, Sosyal devlet.
                   Aşamaları:
-          Aşar Vergisinin kaldırılması,
-          Kıyafet devrimi,
-          Tekke ve Zaviyelerin kapatılması,
-          Türk Medeni kanununun kabulü,
-          Soyadı kanunu,
-          Kadınlara Siyasal haklar tanınması.
Laiklik:
                   Anahtar Kelimeleri: Din ve Devlet işlerinin ayrılması, Akılcılık ve Bilimsellik, din ve vicdan özgürlüğü, çağdaşlaşma.
                   Aşamaları:
-          Saltanatın ve Halifeliğin kaldırılması,
-          Tevhid-i Tedrisat kanunu,
-          Şeriye ve Evkaf vekaletinin kaldırılması,
-          Tekke ve Zaviyelerin kapatılması,
-          Medeni Kanunun kabulü,
-          Anayasadan; “devletin dini İslâm dır” maddesinin çıkarılması,
-          Laikliğin anayasaya girmesi.
Devletçilik:
                   Anahtar Kelimeleri: Ekonomi, yatırım, kamulaştırma, bütün yatırımların devlet eli ile yapılması, özel sektör ve müteşebbisin olmaması.

                   Aşamaları:
-          Tarımı destekleyici çalışmalar,
-          Devletin banka kurması,
-          I. Beş yıllık kalkınma planının hazırlanması,
-          Kamulaştırma (devletleştirme) çalışmaları.

Kongreler ve Genelgeler Özet


KURTULUŞ SAVAŞI HAZIRLIK DÖNEMİ
 HAVZA BİLDİRİSİ (Genelgesi)
Mustafa Kemal, İzmir’in işgalini Anadolu’ya duyurmak ve milli bilincin uyanmasını sağlamak için bir genelge yayımladı.
*    İşgallere karşı protesto mitingleri yapılacak
*    İt. Dev. Ve İstanbul hükümetine işgalleri kınayan telgraflar çekilecek.
Önemi:
-          Milli direniş bilinci ilk defa uyandırıldı.
-          Mustafa Kemal İstanbul’a çağırıldı. Mustafa Kemal, Amasya’ya hareket etti.

AMASYA GENELGESİ
*    Vatan’ın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı tehlikededir. (Gerekçe)
*    İstanbul hükümeti üzerine düşen görev sorumlulukları yerine getirememektedir. (İstanbul’a tepki)
*    Milletin bağımsızlığını yine  milletin azmi ve kararı kurtaracaktır. (Yöntem-Milli Egemenlik)
*    Sivas’ta milli bir kongre düzenlenecektir. (Her bölge üç delege gönderecek)
*    Askeri birlikler ve milli güçler dağıtılmayacaktır.
*    Her türlü denetimden uzak bir kurul oluşturulmalıdır. (Bir meclisin gerekliliği)
Önemi:
-      Kurtuluş savaşının gerekçesi, metodu, amacı açıklanmıştır.
-      Kurtuluş savaşı resmen ilanıdır.(ihtilal beyannamesidir. )
-      Milli egemenlik yolunda ilk adım
-      Mustafa Kemal İstanbul’a çağırıldı. 7-8 Temmuz 1919’da Mustafa Kemal görev ve askerlikten istifa etti.
ERZURUM KONGRESİ
* Bölgesel amaçlı toplandı, alınan kararlar sayesinde milli bir  kongre oldu.
-      Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, bölünemez.
-      Geçici bir hükümet kurulacak  ve bu hükümetin milli bir kongre toplaması gereklidir.
-      Manda ve Himaye kabul edilemez. (İlk kez tam bağımsızlık hedeflendi)
-      Milli iradeyi hakim, Kuvva-i Milliye yi etkin kılmak esastır.
-      Azınlıklara ayrıcalık verilemez. Mebusan Meclisinin toplanmasına çalışılacaktır.
*    Kongre sonunda Temsil Heyeti seçildi. Başkan Mustafa Kemal oldu.
Önemi:
-          İlk kez milli sınırlar ve milli devletten bahsedildi.
-          İlk kez savaşmaktan bahsedildi.
-          Kapitülasyonlara karşı çıkıldı.
BALIKESİR-ALAŞEHİR KONGRELERİ
* Bölgesel niteliktedir.
Yunanlılara karşı silahlı direnişte ve Batı cephesinin kurulmasında etkili oldu.
SİVAS KONGRESİ
*    Amasya ve Erzurum kararlarını uygulamak için toplandı.
*    İstanbul hükümeti ve işgalciler, kongrenin toplanmasını engellemeye çalışmışlardır.
*    Elazığ Valisi Ali Galip, kongreyi basmak ve M.Kemal’i tutuklamak için görevlendirildi.
-  Manda ve Himaye kesinlikle reddedildi.
-  Bütün yararlı cemiyetler “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı ile birleştirildi. (Yürütme yetkisi Temsil Heyetine verilmiştir)
-  Temsil Heyeti genişletildi. Yetkileri arttırıldı.
-  “İrade-i Milliye” adıyla bir gazete çıkarıldı.
Önemi:
* Her yönüyle milli bir kongredir.
* Bağımsızlık yolunda atılan en önemli adımdır.
* M.Kemal, İstanbul hükümeti ile bütün bağlarını kesti. Damat Ferit paşa istifa etti. Ali Rıza Paşa geldi.
* Batı Cephesi oluşturuldu. (Komutan Ali Fuat Paşa oldu – Temsil Heyetinin ilk defayürütme yetkisini kullanmasıdır)

AMASYA GÖRÜŞMELERİ
* Ali Rıza Paşa’nın teklifi ile gerçekleşti.
* Bahriye Nazırı Salih Paşa ile M.Kemal arasında bir protokol yapıldı.
* stanbul hükümeti Sivas Kongresi kararlarını kabul edecek.
* illetvekili seçimleri serbestçe yapılacak.
* Temsil Heyeti’nin görüşleri alınmadan barış yapılmayacak.
Not: Böylece İstanbul Hükümeti, milli mücadeleyi ve AveRMHC’ni hukuken kabul etti.
Son Osmanlı Mebusan Meclisi:
*    Mebuslar Meclisi’nin açılması ile seçimler yapıldı. M.Kemal Erzurum milletvekili oldu.
*    Mecliste, Felah-ı Vatan grubu oluştu.
*    Misak-ı Milli kararları kabul edildi.                     (28 Ocak 1920).
*
MİSAK-I MİLLİ:
*   Mondros imzalandığı andaki topraklar bir bütündür bölünemez. Batı Trakya, Kars, Ardahan ve Artvin’de Plebisit (halk oylaması-referandum) yapılacak.
*    Kapitülasyonlar kabul edilemez.
*    Azınlıklara, dışarıdaki Türkler kadar hak verilecektir.
-          Milli mücadelenin programı niteliğindedir.
-          Türk yurdunun sınırları çizildi.
-          16 Mart 1920’de Meclis kapatıldı.
-          TBMM’nin kurulması için harekete geçildi.