16 Nisan 2014 Çarşamba

15 Nisan 2014 Salı

2014 KPSS Anayasa Kartları PDF

İndirmek için TIKLAYINIZ

BİTİŞİKLİK BAĞLAŞIMCILIK KURAMI BİLMENİZ GEREKENLER

BİTİŞİKLİK BAĞLAŞIMCILIK KURAMI BİLMENİZ GEREKENLER
• Bitişiklik kuramlarında pekiştirmenin önemi yoktur.
• Watson en son ve en sık ilkesini benimsemiştir. Yani tekrar ve sonunculuğu.
• Sistematik duyarsızlaştırmayı Watson ortaya atmıştır. Pekiştirme kullanılmadan korku ve fobilerin aşamalı olarak ortadan kaldırılmasıdır.
• Guthrie, sonunculuk ve öğrenmede tek denemeyi savunur. Tekrar önemli değildir.
• Guthrie cezayı savunmaz, ancak istenmeyen davranışın tersini oluşturacak nitelikte olursa etkili olabilir demiştir.
• Bir uyarıcıyı azar azar vererek, alışkanlık ortadan kaldırmaya eşik yöntemi denir.
• İstenmeyen bir durumu yapan çocuğa o durumu çok fazla yapmasını sağlayarak alışkanlık ortadan kaldırma bıktırmadır.
• İstenen bir şeyle istenmeyen bir şeyi bir arada vererek alışkanlık yok etme zıt tepkidir.
• Parçalar arasında ilişki kurmadan, teker teker deneyerek problemi çözme deneme yanılmadır. Bu aşamada izlenen yol küçük adımlardır.
• Öğrenmeyi U-T arasındaki bağ ile açıklayan kuramcı Thorndike’dir.
• Bağlaşım kuramında tekrar 1930 dan önce önemli iken 1930 dan sonra önemli görülmemiştir. Etki yasasına göre de, 1930 dan önce pekiştirmede cezada önemli iken, 1930 dan sonra ceza önemli görülmemiştir.
• Bir durumu pekiştirirken o durumun öncesindeki ve sonrasındaki davranışları da pekiştirmek etkinin yayılmasıdır.
• Bireyin bir problemi çözene kadar sürekli tepkiler üretmesine tepki çeşitliliği denir.
• Organizmanın benzer durumlarda aynı tepkiyi oluşturması tepki analojisidir.

Ender Hoca Eğitim Bilimleri

İŞARET ÖĞRENME

İŞARET ÖĞRENME
• Tolman’ın kuramının diğer ifadesi amaçlı davranışçılıktır. Davranış amaç doğrultusunda değişikliğe uğrayabilir.
• Tolman birimsel davranışçılık yerine bütüncül davranışçılığı benimsemiştir.
• Tolman, çevreyi keşfetme sürecine yoğunlaşmıştır ve bu bağlamda kuramı şekillendirmiştir.
• Geçici beklentilere denence denir. Beklenti gerçekleşirse denence doğrulanmış olur ve davranış devam eder, gerçekleşmezse denence doğrulanmaz ve davranıştan vazgeçilir.
• Bireyin, çevresinde gördüklerini bütünsel bir yapı içinde zihninde oluşturması bilişsel haritadır.
• Bilişsel haritalar yoluyla çevreyi öğrenmesi yer öğrenmedir.
• Organizmanın, bilişsel haritalara bağlı olarak nerde nasıl davranacağını bilmesi bilişsel senaryodur.
• Organizmanın amaca her seferinde en kısa yoldan ulaşması en az çaba ilkesidir.
• Farelerin, en az çabaya göre anlık karar verme süreci zihinsel deneme – yanılmadır.
• Farkında olmadan gerçekleşen öğrenmelere gizil öğrenme denir.
• Gizil öğrenmelerin olması için pekiştirmeye gerek yoktur. Pekiştirme sadece öğrenilen davranışın ortaya çıkmasını sağlar.
• Birey gözlemleri sonucunda davranışın amaca götürmeyeceğini farkederse davranışı yapmayı bırakır, bu durum örtük sönmedir.
• Tolman’ a göre öğrenmeyi etkileyen üç ana değişken vardır. Çevresel değişkenler, bireysel farklılık değişkenleri, ara değişkenler.
• Ara değişkenler bireyin beklenti ve tutumlarıyla ilgilidir.
• Kültürel yapıya göre bazı dürtüleri bazı nesnelerle ilişkilendirme, kateksistir.
• Bir uyarıcı yada nesnenin , temel bir ihtiyacı karşılamasına eşdeğer inanç denir.
• Tolman kuramında U-U bağlantısını, alan beklentisiyle açıklamıştır.
• İşaret öğrenmede problem çözme stratejisi, alan-biliş yollarıyla ilgilidir.

Ender Hoca Eğitim Bilimleri

14 Nisan 2014 Pazartesi

KPSS Tarih - Hap Bilgiler









Kaynak: oguzhanhoca.com

SOSYAL ÖĞRENME KURAMI

SOSYAL ÖĞRENME KURAMI
• Gözlem yoluyla öğrenmeyi deneysel olarak ilk açıklamaya çalışan Thorndike’dir. Fakat açıklayamamıştır.
• Miller ve Dolland, taklit yoluyla öğrenmeyi benimsemişlerdir. Fakat pekiştirme ve tekrar ile sınırlı tutmuşlardır. Genellenmiş taklidi ortaya attılar.
• Genellenmiş taklit, model aldığımız kişinin davranışları pekiştirilmesi durumunda onun diğer davranışlarını da yapma eğilimi göstermemizdir.
• Bandura’ya göre gözlem yoluyla öğrenme ile taklit aynı kavramlar değildir. Gözlem yoluyla öğrenmenin olduğu her durumda taklit geçerli değildir.
• Sosyal öğrenme kuramında, birey başkalarının yaşantılarından öğrenme yapar. Yani ödülü ve cezayı alan birey değil, model aldığı kişidir.
• Bandura’da , Tolman gibi öğrenme aşamasında pekiştirmeye ihtiyaç olmadığını söylemiştir. Pekiştirme ,sadece performansın yapılmasını artırabilir.
• Gözlemlenen kişinin yaptığı davranış ödüllendirilirse, gözlemleyende o davranışı tekrar eder, buna dolaylı pekiştirme denir.
• Gözlemlenen kişi yaptığı davranış sonucunda cezalandırılırsa, gözlemleyen kişi bu davranışı yapmayı bırakır. Bu dolaylı cezadır.
• Gözlemlenen kişinin yaptığı davranışın sonucu olumlu sonuçlanırsa, gözlemleyen kişi bunu yapabileceğine inanırsa, o işi yapmaya istekli olur. Bu dolaylı güdülenmedir.
• Birey model aldığı kişinin duygu durumundan etkilenebilir. Bu durum dolaylı duygu ile açıklanır.
• Birey kendisiyle yaşıt, aynı cinste, kendisine benzeyen, statüsü yüksek bireyleri daha fazla model alır. Bu modelin özellikleri ile ilgilidir.
• Model alınan davranışın sonucu model almayı etkiler, pekiştirilirse daha fazla model alınır , cezalandırılırsa daha az model alınır. Fakat statüsü daha düşük kişileri her halukarda model alma düşüktür.
• Çocuklar en fazla çizgi film kahramanlarını model alır, daha sonra film kahramanlarını daha sonra gerçek kahramanları.
• Bireyin çevreyi, çevreninde bireyi etkileme gücüne sahip olması karşılıklı belirleyicilik, gelecek hakkında tahminler yapabilme öngörü kapasitesi, gözlemlediklerini zihinsel temsillere dönüştürmesi sembolleştirme kapasitesi, kendi davranışlarını düzenleyebilmesi ve nasıl öğreneceğini bilip buna göre düzenleme yapabilmesi öz düzenleme kapasitesi, bireyin kendisine ilişkin tutumları ve düşünceleri ise öz yargılama kapasitesidir, Bir işi yapıp yapamayacağına dönük düşünceleri öz yeterliktir.
• Gözlem yoluyla öğrenme dört süreçte gerçekleşir. Bunlar : dikkat – hatırlama – uygulama – güdülenme
• Dolaylı pekiştirme ile dolaylı güdülenme destekleyici etki yaparken. Dolaylı ceza engelleyici etki yapar.


Ender Hoca Eğitim Bilimleri

EDİMSEL KOŞULLANMA

Edimsel koşullanmada davranışın devamlılığını davranışın sonucu belirler. Ödül varsa yapılır, ceza varsa yapılmaz. Organizma öğrenmede aktiftir.
Edimsel koşullanmayla sadece psikomotor davranışlar kazanılabilir.
Edimsel koşullanmada, uzun süre pekiştirme yapılmadığı zaman, davranışın artık sergilenmemesi sönmedir. Edimsel koşullanmada davranış sönmeden önce davranışta artış olur buna sönme patlaması denir. Bu esnada davranışta çeşitliklikler oluşması davranış topoğrafyasındaki değişimdir.
Sürekli aynı pekiştireç verilirse organizma eskisi kadar tepki üretmez , bu durum alışmadır.
Genelleme ikiye ayrılır. Bir öğrenmenin başka durumda da sergilenmesi öğrenmenin genellenmesidir. Davranışın sonucunda istendik durum oluştuğunda, aynı ortamda değişik tepkiler oluşturma ise tepki genellemesidir.
Edimsel koşullanmada ayırt etmeyi sağlayan uyarıcılara , ayırt edici uyarıcı denir. Ayırt edici uyarıcıya karşı sergilenen davranışa ise ayırt edici edim denir.
Bir davranışın bir çok defa sergilenmesinden sonra , o davranışın farkında olmadan otomatik olarak yapılması alışkanlık kazanmadır.
Bir ortamda olumsuz bir durumun yaşanmasıyla bireyin o ortamı terk etmesi yada uzaklaşması kaçma koşullanmasıdır ve daha çok klasik koşullanma ile ilgilidir. Daha sonra organizmanın olumsuzlukla karşılaşmamak için önleyici durum almasına kaçınma koşullanması denir ve organizma bilinçli olduğu için daha çok edimsel koşullanmadır.
Bir davranışın alt basamaklara bölünüp , her bir adımın yapılması sonucunda ödüllendirme yapılması biçimlendirme ( kademeli yaklaşma ) dir.
Ayırt edici uyarıcılar yoluyla bir davranışın değişmeyecek bir sırayla sergilenmesi zincirlemedir.
Organizmanın pekiştirilmediği yada cezalandırıldığı ortamda davranışı göstermeyip , pekiştirildiği yerde normalden daha fazla göstermesi davranışta kontrasttır. Davranışın fazla gösterilmesi pozitif kontrast, gösterilmemesi ise negatif kontrasttır.
Organizmanın hoşuna giden yada organizmaya zarar veren uyarıcıların genel adı pekiştireçtir. Durum belirtmez sadece pekiştirme ve cezada kullanılan araçlardır.
İstendik pekiştireçlere olumlu pekiştireç, istenmedik pekiştireçlere ise olumsuz pekiştireç denir. Bu pekiştireçlerin öğrenilmemiş yani fizyolojik etki yapanlarına birincil pekiştireç, öğrenilmiş olanlarına ikincil pekiştireç denir.
Ortama istenen bir uyarıcının konulmasıyla davranışın devamlılığının sağlanmasına olumlu pekiştirme, istenmeyen durumun ortamdan çıkarılmasıyla yapılan işleme ise olumsuz pekiştirme denir. Bu iki durumda bireyin davranışının devamlılığını sağlar.
Organizma için istenmedik bir durum yaratarak davranışın devamlılığının sağlanmaması cezadır. İstenmeyen uyarıcının ortama konmasıyla yapılan işleme I. Tip (olumlu) ceza, istenen durumun çıkarılmasıyla yapılan işleme ise II. Tip (olumsuz) ceza denir.
Organizmaya istemediği bir şeyi yaptırmak için istediği durumu kullanmak premack ilkesidir. Otorite tarafından yapılmaktadır.
Bir pekiştirme eğer davranışa göre veriliyorsa ve her davranıştan sonra veriliyorsa, bunun yanında yeni bir davranış ÖĞRETMEYE dönükse sürekli pekiştirme tarifesi denir.
Pekiştirme davranışa göre veriliyorsa ve davranış sayısı önceden biliniyorsa sabit oranlı pekiştirme tarifesi, davranış sayısı önceden bilinmiyorsa değişken oranlı pekiştirme tarifesidir.
Pekiştirme zamana göre yapılıyorsa, zaman önceden bilinirse sabit zaman aralıklı pekiştirme, zaman önceden bilinmezse değişken zaman aralıklı tarifedir.

Kaynak: Ender Hoca KPSS

Türkiye'nin Üyesi Olduğu Kuruluşlar

Türkiye'nin Üyesi Olduğu Kuruluşlar:

Kurucusu olduğu:

Birleşmiş Milletler (BM)
Avrupa Konseyi
Avrupa Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD)
İslam Konferansı Teşkilatı (İKT)
Ekonomik İşbirliği Örgütü (ECO)
Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ)
Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi (TÜRKSOY)
İslam Kalkınma Bankası (İKB)
Gelişmekte Olan 8 Ülke (D-8 Ülkeleri)
Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS)

Kurucusu olmadığı:

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO)
Avrupa Güvenlik ve işbirliği Teşkilatı (AGİT)
Batı Avrupa Birliği (BAB)
Avrupa Ödemeler Birliği (EPU)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF)
İnterpol
Türkiye'nin Üyesi Olmadığı Kuruluşlar:

Avrupa Birliği (AB)
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC)
Arap Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OAPEC)
Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi (NAFTA)
Latin Amerika Serbest Ticaret Bölgesi (LAFTA)
Gelişmiş 8 Ülke (G-8 Ülkeleri)
Avrupa Serbest Mübadele Birliği (EFTA)
Nordik Konseyi
Arap Para Fonu (AMF)

Liselilerin, KPSS ile memur olma süreci nasıl işliyor?

2014 KPSS yaklaşıyor. Birçok aday evde ya da kursa giderek ciddi şekilde hazırlık yapıyor. Ancak özellikle lise mezunu adaylar ne sınav ne de sonrası için bilgi sahibi değiller.

Önce sınav başvurusu

Lise düzeyinde KPSS için başvurular 30 Haziran-16 Temmuz tarihleri arasında yapılacak. Başvuru ücreti henüz belirsiz. Tahminen 50 TL olacağı söylenebilir.

Adayların başvuruları kaçırmaması gerekiyor. Çünkü sınava girilmemesi durumunda bir sonraki sınav 2016 yılında yapılacak. Bu da başvuruyu kaçıran adayların 2 yıl daha beklemesi anlamına geliyor.

Kimler lise düzeyinden girebilir?

Lise 2-3-4 sınıfta olanlar, önlisans 1-2 sınıfta olanlar ve üniversite 1-2-3-4 sınıfta olanlar lise düzeyinden KPSS'ye girebilirler.

Sınav Eylül'de

Lise düzeyinde KPSS 28 Eylül Cumartesi günü yapılacak. Sınav sabah 09.30'da başlayacak ve 120 dk sürecek. Sınavda toplam 120 soru olacak. 60 genel yetenek (30 matematik, 30 türkçe) ve 60 genel kültür (27 tarih, 18 coğrafya, 9 vatandaşlık, 6 güncel olay) sorusu gelecek.

Hangi puanla tercih olacak?

KPSS sisteminde lise düzeyi için P94 puanı hesaplanmaktadır ve bu adaylar bu puan ile personel alımlarına başvurmaktadırlar. Bu puan %50 genel kültür ve %50 genel yetenek ağırlıklı olarak hesaplanmaktadır.

Adayların P94 puanının hesaplanması için her iki alandan da mutlaka en az birer soru işaretlemeleri gerekir. Yoksa puan hesaplanmaz.

Puan ne kadar süre geçerli?

KPSS P94 puanı 2 yıl geçerlidir. 2016 yılında yeni bir sınav yapıldığında bu puanın geçerliliği sona erer.

Tercih yapılması süreci

Adaylar P94 puanı ile iki çeşit personel alımına başvuracaklardır. Bunlar, merkezi alımlar ve kurumsal alımlardır.

Merkezi alımlar 2 yıl içinde sadece 4 kez (haziran ve kasım aylarında) yapılacaktır. Ancak kurumsal alımlar ise belli bir tarihe sahip olmayıp farklı kurumlarca defalarca yapılmaktadır.

Ayrıca P94 puanı ile sadece memur değil sözleşmeli personel, geçici personel ve kamu işçisi kadrolarına da tercih yapılabilmektedir.

Yerleşen adayın kuruma başvurması

Bir kuruma yerleşmiş olmak hiçbir hukuki kazanç ifade etmez. Personel alımlarına tercih sonucunda yerleşen adaylar kurumları ile irtibata geçerek ya da kurumun resmi websayfasını takip ederek ne zaman başvurmalarını gerektiğini öğreneceklerdir. Bu tarihe göre yerleşen adaylar atama için gerekli bilgi ve belgeleri kurumlara teslim edeceklerdir. Kuruma bilgi ve belge teslim etmiş olmak da herhangi bir kazanç elde edildiği anlamına gelmez. Çünkü hala adayın atanıp atanmayacağı belli değildir. yerleşmek mutlaka atanılacağı anlamına gelmemektedir.

Kurumun evrak incelemesi ve atama yapması

Kurumlar adayların bilgi ve belgelerini inceleyerek gerekli kontrolleri yaptıktan sonra atanmalarını şartları taşıyorlarsa ve atanmaları uygunsa atama onayı çıkarırlar.

Atama tebliği ve göreve başlama

Atama yazısı kurum tarafından adaylara gönderilir. Ataması yapılan adaylar için artık hukuki sorumluluk doğar ve adayın süresi içinde görevine başlaması gerekir. Aynı yerde göreve atananlar tebligatın ertesi günü göreve başlamak zorundadır. Farklı bir yerde göreve atananlar ise 15 gün içinde göreve başlamak zorundadırlar.

Kutay Seymen ARIKAN

Kutay@memurlar.net

12 Nisan 2014 Cumartesi